Bir Doğum Destekçisi olarak Doğuma ve Ebeveynliğe Hazırlık Yoluna Felsefik Bakış Açım

Güncelleme tarihi: 29 Nis 2021


“Doğumun gerçekten ne olduğunu hatırlıyor muyuz?


Sizce doğum nedir, size neyi çağrıştırıyor?”


Ebeveyn olarak yeniden doğacak olan anne ve babalarla beraber doğuma hazırlık rehberlik buluşmalarında önce bu sorulara cevap vermeyi amaçlıyorum. Çünkü ne yazık ki hepimiz doğum deyince onun “acı veren bir eylem” olduğu algısıyla karşı karşıya geliyoruz. Ortada bir acı var mı gerçekten peki? Acı nedir?


İşte tam bu noktada doğumun doğru algılanması, bedenin fizyolojisine ve işleyişini tanımak ve her şeyden önce kadının kendi bedenine, içinde var olan doğurma gücüne, duygularına, içgüdülerine güvenmesi temelli buluşmalar için kolları sıvayacağız yola çıktığım anne ve babalarla.


Rehberlik buluşmaları dememin sebebi ise şu: Bu buluşmalarda anne bir konuyu öğrenmekten çok daha fazlasını elde edecek: Hatırlamak, farkına varmak ve inanmak!


Kadın bedeni doğum eylemi için zaten mükemmel bir tasarım yapısına sahip. Bir de buna annenin kendi bedenine, içgüdülerine ve duygularına güvenmesi eklenince bazı soruların cevaplarını hatırlamaya ihtiyacı olduğu anda rehberlik buluşmalarındaki desteğim doğum öncesi, sırası ve sonrasında kendisine yardımcı olacak.


Doğuma şefkat, bağlanma ve duygu odaklı hazırlanarak; doğumun felsefesini bilerek, hareket ederken eğlenerek, doğum öncesi, sırası ve sonrasında bebekle iletişimin kuvvetli olması üzerine bol bol bahsederek , içinde var olan cesareti yeniden kazanıp kendi doğumuna sahip çıkan, bedeninin ve bebeğinin doğum hakkını savunan, korkuları varsa zihnindeki bu duygular üzerine çalışarak, gevşemenin ne kadar önemli olduğunu ve daha da önemlisi doğum öncesi, sırası ya da sonrasında bir şeylerin yaptırılması gerektiğinden çok, anneye ne istediği konusunda destek verilmesinin temel bir hak olduğunun farkına varıldığı bir rehberlik buluşmasının önemine inanıyorum.


Bir doğum destekçisi olarak, anneye ve babaya doğum öncesi verilmesi gereken duygusal desteğin günümüzde ne kadar önemli bir ihtiyaç olduğuna inanıyorum. Do-um bünyesinde aldığım eğitimle doula olma yolundaki bu rehber olma yolculuğumda bu konu her zaman ana odağım oldu. Hepimiz çoğu zaman toplumsal bazı baskılar karşısında kalıyoruz ya da karşımızdaki kişiyi kırmamak için kendi ihtiyaçlarımızı bir kenara atıyoruz ve sonra - farkında olduğumuz ya da olmadığımız - bundan doğan travmalar yüzünden bütün hayatımız boyunca gerek zihnimizde gerek bedenimize yansıyan sıkıntılar yaşayabiliyoruz.


Bilgisel / teorik bilgilerle ilgili çok fazla kaynakça kitap bulunuyor ama kimse duygusal destek için okunması gereken yüzlerce kitabı okuyamıyor. Neden?

Çünkü herkes doğumun bilgisel teorik kısmına odaklanıyor. Halbuki bedenimizi doğrudan etkileyen, zihnimizdeki esas korkuları üreten toplumsal iletişimden doğan baskılar. Bedenin doğum için ihtiyacı olan tek şey gevşemiş bir zihin. Çünkü ancak bu şekilde beden de gevşer ve doğumda anneyle ve bebekle mükemmel bir işbirliği yapar.


Bir doula olarak, doğuma hazırlanan anne ve babaya doğum hakkında bilinmesi gereken bilgisel desteği vermenin yanı sıra, benim rehberliğimin ana teması her zaman şefkat, bağlanma ve duygu odaklı bir destek. Vereceğim bilgisel desteğin ana maddesi ise doktorla kurulan iletişimin gücü. Bilgisel konularda hap bir bilgi sunmayı ve detay isterse okuması için kaynakça kitaplar önermek ve bu kitaplarda bulduğu cevapları kendi bedenine yapılmasını isteyip istemediği konular üzerinde doktoruyla samimi ve güvenilir bir iletişim kurarak üzerinden geçmesi gerektiğine inanıyorum. Unutmayalım; bu hikayede üç başrol var: Anne, Bebek ve Baba! Diğer herkes bu başrollere destek olan yardımcı roller.


Kadının bedenine olan güveni konusunda, kendi cesaretini yeniden ellerine almasına, bebeğiyle kuracağı iletişimin doğumda ve sonrasında bağlanma ve gelişim yolculuğunda ne kadar önemli olduğu hakkında anneye ve bu hikayenin diğer bir başrolü olan babaya destek veriyorum.


Korkularla ya da ağrı kavramıyla baş etme değil de, onlarla işbirliği yapma konusunda pratikler edinmesini sağlıyorum.


Doğuma hazırlanan kadının o an “gerçekten” nasıl olduğuna, bedenine karşı ne hissettiğine, bedeninin ihtiyaçlarını görmeye, duygularıyla yüzleşmesinden korkmaması gerektiği ve düşüncelerini bir kenara koyması yerine onlara nasıl yaklaştığına bakan bir yerde duruyorum.


Eleştirmeden, yargılamadan, kesintisiz bir sevgi ve şefkatle her an hikayelerini yazan yazarları ve her bir hikayenin başrollerinin yanında duruyorum.


Bir doula olarak, tüm mevcudiyetimle sadece anne ve baba için buradayım.

Anne ve baba da tüm mevcudiyetiyle bebekleri için.


Desteği tam anlamıyla hisseden kadının önünde sizce zorluk olabilir mi?

Bir düşünün doğmayı bilen bir bebek ve her anlamda tam ve kesintisiz bir şekilde desteklenerek doğurmayı bilen bir kadın var; yolculuk nasıl keyifli olmasın ki...



Sevgi, Sağlık ve Şefkatle kalın...



2 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör